Saatleri Ayarlama Enstitüsü – Ahmet Hamdi TANPINAR

saat-kitap

Ahmet Hamdi Tanpınar medeniyetimizin problemlerini modern zamana taşıması Türk -İslam Medeniyetini, Batı Medeniyeti karşısında içerisine düşmüş zaafı üzerine ciddi kafa yormuş bir mütefekkir, yazar, şair ve akademisyendir.Beşir Ayvazoğlu, medeniyetimiz hakkında en derli toplu düşünce üretenin Tanpınar olduğunu ileri sürerler. 19 Asır Türk Edebiyatı Tarihi, sadece bir edebiyat tarihi olmayıp Batı ile etkileşimimizin en üst düzeyde olduğu bu asrın Osmanlı fikir, sanat ve sosyal hayatında meydana getirdiği değişimlerin adeta tahlili ve özetidir. Tanpınar bu eserinde mimariden edebiyata eğitimden giyim kuşama kadar toplum yaşamına bir ayna tutar. Bir bilim adamı kimliğiyle yazdığı bu akademik eser edebiyat çevrelerinde hâlâ değerini sürdürmektedir. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın aynı zamanda bir romancı olduğu da malûmdur.

Batılaşma problemini adı geçen eserinde bilimsellikle çözümleyen Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı meşhur romanında ironik bir biçimde Türk aydınının derinlikli olmayan batılılaşma macerasını mizahi derinlik içerisinde ele almaktadır.Yorumcular Tanpınar’ın “Saatleri Ayarlama Enstitüsüyle toplumsal düzenimizi Batıya uyarlamanın ironik eleştirisini yaptığını söylerler. Romanın kahramanı Hayri’ yi, biz ilk defa I. Dünya Savaşı sonrasında görürüz. Hayri, Şark anlatı geleneği içerisindeki sohbetnâme tarzı ile konuşmaktadır. Buna göre kendisi, yazı – çizi işlerine hevesli biri değildir. Bildikleri; halk için yazılmış ve Osmanlıca kelimeleri atlayıp okuduğu kitaplar ve tercüme romanlardan ibarettir. O sırada Hayri İrdal, Halit Ayarcı ile tanışır. Halit Ayarcı da
onun gibi saatlere düşkündür. Bu saat düşkünlüğü ve aralarında ilerleyen dostluk birlikte bir ‘saatleri ayarlama enstitüsü’ kurmaya kadar ilerler. Halit Ayarcı artık Hayri’nin her şeyini  ayarlamaktadır. Hayri İrdal ispirtizma cemiyetinde Pakize ile tanışır ve evlenir. Pakize, Hayri İrdal’ı Halit Ayarcı ile aldatmaktadır.Pakize’nin bir kızı olur, kız büyüdükçe gerçek babası Halit’e benzemektedir. Fakat, Hayri; ‘‘kızımız büyüdükçe Halit’e benziyor, Halit’i çok sevdiğimizden mi ne?’’ diyecek kadar hayal dünyasındadır.

Hayri’nin zaman algısı dünyevi değil içseldir, önemli olayları kronolojiyle değil kendi hayal dünyasıyla sıralar. Mesela Pakize’nin troid bezleri henüz bozulmamıştı gibi tamamen iç acunsaldır. Sonra Amerika’dan bir ekip gelip saatleri ayarlama enstitüsünün gereksiz olduğuna dair bir rapor yazarlar, bu Hayri için bir yıkımdır. Bundan anlaşılması gereken şudur ki; bizim Batı diye
tanıdığımız yaklaşık iki buçuk asırlık sürede merkez olan Fransa’dır.
Tanpınar’ın bu eserinin 1954 yılında yayınlandığı göz önüne alınırsa sanat, kültür ve politikada yönümüzü çevirdiğimiz Fransa’nın yerine Nato’ya giriş sürecimizle Amerika pragmatizmine yönelmemizin muzip, ince, alaysı üsluba çekilerek eleştirisini bulabiliriz.Yani Fransız kültürcülüğü, Amerikan pragmatizmiyle yer değiştirdiğini görebiliriz. Tanpınar’ın birçok dile çevrilmiş bu eseri kültür coğrafyamıza da hali hazırda ayna tutar. Hararetle tavsiye olunur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir