Kayıp Hayaller Kitabı – Hasan Ali TOPTAŞ

kayip-hayaller-kitabi-Front-1Kayıp Hayaller Kitabı, taşraya çeviriyor bakışları. Küçük dünyaların büyük yalnızlıklarını, tekdüzeliği, bir türlü değişmezliği, kaderine tutsak olmuş kasabaları ve insanlarını anlatıyor. Romanda Denizli’nin bir kasabasında yaşayan küçük Hasan’ın ve ailesinin, dedesinin sevip de evlenemediği Kevser’in ve arkadaşı Hamdi’nin dedesinin hikâyeleri anlatılıyor. Romanın başkahramanı da yaşama katlanmak için hayallerine yaslanan Hasan isimli bir çocuktur. Hasan’ın en büyük tutkusu, evlerine komşu olarak kurulan kasabanın yazlık sinemasına kaçak girmektir. Hamdi ile kaçak girdikleri sinemada gördükleri ile Hasan’ın düşleri iç içe geçerek, zamanın ağır aktığı kasaba yaşamında bir “taşra sıkıntısı” tüm dolambaçlarıyla romanda betimlenir.

Hasan Ali Toptaş, bu romanında kahramanlarını gerçek yaşamdan seçmesine rağmen, onları roman boyunca “yabancılaştırarak” belirsizleştirir. Örneğin, romanın başında Kevser, kasabanın sokaklarında peşinde köpeklerle dolaşan bir kadınken, romanın sonlarına doğru bir ruh, bir atın gölgesi gibi dolaşan belirsiz bir varlığa dönüşür. Olayların, karakterlerin belirsizleşmesiyle roman, sıra dışı bir metin olarak karşımıza çıkar. Varlıkların ve nesnelerin özünün değiştirilerek başkalaştırılmasından meydana gelen yabancılaştırma, neredeyse bütün büyülü gerçekçi yapıtlar tarafından sevilerek kullanılan yaygın bir tekniktir. Roman, anlatımın çok katmanlığı, anlatıcının çokluğuyla klasik roman çizgisinden ayrılır. Dilinin şiirselliği, anlatımının efsane, menkıbe ve masal gibi türlerde olduğu gibi büyülü bir hâl almasıyla Kayıp Hayaller Kitabı’nı; “ büyülü gerçeklik” roman tarzının en başarılı örneklerinden biri yapar. Bir kelime işçisinin ustaca kurguladığı bu romanı okurken; noksan hayatların, tozlu hikâyelerin, ürpermelerin, tüttürmelerin, yudum yudum hayallerin, mezar taşına konuşanların fısıltılarını işiteceksiniz. Ayrıca roman boyunca; elektrik direklerini, kuş taşlayanları…

Gelinin Gökçe olanını, Kevser’in güzel olanını, insanın insan kalanını… İki diş sarımsak, bir baş soğanla huzuru bulacaksınız, romanda.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir