Kafamda Bir Tuhaflık – Orhan PAMUK

0000000624702-1Kitap adını;  İngiliz şair William Wordsworth’un  “Kafamda bir tuhaflık vardı. İçimde de ne o zamana ne de o mekâna aitmişim duygusu…”  dizelerinden almaktadır.  Ünlü fotoğraf sanatçısı Ara Güler’in bir çalışmasıyla da kapak tasarımı yapılmış…

Belgesel Bir Roman:

Boza satıcısı Mevlut Karataş’ın hayatı ve maceraları, değişen ve dönüşen İstanbul’un resmiyle anlatılır. Baba mesleği “bozacılık” yapan Mevlut,  aslında yoğurtçuluktan,  pilavcılığa, otopark bekçiliğinden büfe işletmeciliğine kadar dönemsel olarak birçok farklı işte çalışmıştır. Bir düğünde hayal meyal gördüğü, güzel gözlerin büyüsüne kapılan Mevlut, yıllarca mektuplaştığı kızı kaçırdığını sanırken ( Semiha ), aslında ondan daha az güzel ablasını( Rayiha ) kaçırır ve bu tuhaf duruma itiraz etmeden bunu kabullenir. Evlilikleri boyunca da Rayiha ile mutlu bir hayat sürer.  Sarıdan bir hayat yaşarken diğer taraftan çevresinde yaşanan değişimlere de tanıklık eder. İstanbul’un Duttepe ve Kültepe semtlerinin göçlerle hızlı bir şekilde imara açılmasıyla kent yaşamının farklı kültürel alt kimliklerle dolmasıyla neticelenir. Hemşericilik motivasyonu ile kente göç giderek kaotik bir hal alır. Mevlut da babasıyla çevirdikleri arsayı Karadenizli bir müteahhide kat karşılığı verir. Beyoğlu’nda bir gecekonduya yerleşir. Mesleğini burada icra eder, komşu semtleri gezer ve değişeme gün be gün tanıklık eder.   Bir gece yarısı Mevlut, gasp edilir. Mesleğini bırakır, lakin “kafasında bir tuhaflık” daha belirir. Feriköy’de bir kadının tembihi yaşanan yoğun değişimin özeti gibidir:  “Hiç vazgeçme bozacı. Bu kuleler, betonlar arasında kim alır deme. Sen hep geç sokaklardan.”

Bu arada güzel Semiha, Mevlut’un en yakın arkadaşı Ferhat’a kaçar. Şehrin yeni gecekondu mahallerinden Gazi Mahallesi’ne yerleşen Semiha ile Ferhat yükselen politik gerilimin romana taşıyıcısı olurlar. Bir süre gizlenen ikili ilerleyen zamanlarda Mevlut ve Ferhat’ın boza dükkânı açmalarıyla bir araya gelirler. Rayiha da mektupların kendisine değil de Semiha’ya yazıldığını bu süreçte öğrenir. Üçüncü çocuklarına hamile olan ve bu çocuğu istemeyen Rayiha, çocuğu düşürmeye çalışırken hayatını da kaybeder. Yıllar geçip de kızları evlenince çok yalnız kalan Mevlut, arkadaşı Ferhat da ölünce Samiha ile bir şans daha bulur. Değişen İstanbul’la romanın karakterleri de hırslarının ve tutunma çabalarının devinimi içinde kalırlar. Mevlut ise değişime ayak uydurma da güçlük çeker, sadeliğinden ve sıradanlığından çok şey kaybetmez.

Değerler zamana nasıl direnir?

Aşkta insanın niyeti mi daha önemlidir, kısmeti mi? Mutluluk veya mutsuzluğumuz bizim seçimlerimize mi bağlıdır, yoksa bizim dışımızda mı gelişip başımıza gelirler? Görücü yoluyla evlilik, kaybolan meslekler, büyüyen, dönüşen ve giderek kaotik bir hal alan şehir romanın başlıca meselesi… “Kafamda Bir Tuhaflık” bu sorulara cevap ararken aile hayatıyla şehir hayatının çatışmasını, kadınların ev içlerindeki öfke ve çaresizliklerini resmediyor. Resmin büyüğünde ise ülkenin yarım yüzyılına (1969-2012) ayna tutma gayretinde.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir